25 Şubat 2013 Pazartesi

Yalnızlık


Bazı varlıklar hep yalnızdır. Doğuşlarından ya da varoluşlarından üzerine geçirilmiş bir kaftan olarak taşırlar omuzlarında yalnızlığın tüm ağırlıklarını. Kaderin tezgâhlarında dikilmiş, örülmüş, bazen de biçimlenmiş bu kaftan sahibinin ruhunun derinliklerindeki paylaşma arzu ve ihtiyacını kendine ve kendi gibi olmayanlara hissettirmez.
Yalnızlık nedir? İyi midir, yoksa zavallılıktan farkı yok mudur, gerçek yalnızlar bu soruların anlamını bile bilmezler. Çünkü aslında yalnızlık kendinle baş başa kalmak değil, kendini hesaba katmamaktır. Yani yalnızlık kendin dışında herkesle olmaktır. Yüreğinde ideal bir ışık, aklında temiz bir ufuk ve çevresinde baktığında hüzünlenecek kalabalıkları barındıran kişidir yalnız.
Bir yalnız asla yalnızlık çekmez. Etrafında kalabalıklar doğurmayan, çevrelerine güneş gibi şefkat kollarını hissettirmeyen, toprağın bağrına damla olup düşmeyen yalnız, henüz yalnız olamamış ya da kalamamıştır.
Eski bir yalnız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder